Hocalardan, kadrolardan bagimsiz olarak uzun suredir futbol anlaminda keyifli bir Fenerbahce - Galatasaray maci hatirlamiyorum. Buna benzer olarak uzun suredir gergin olmayan bir Fenerbahce - Galatasaray maci da hatirlamiyorum. Bu maclar elbette onemlidir, elbette tansiyonu yuksek olacaktir, ama son yillarda FB-GS derbileri ev sahibi olan tarafin misafir takima zulmettigi bir sirke donustu.
Macta yine normalin uzerinde bir gerginlik vardi. Gokhan Gonul'un hemen her macta olan bir itmenin uzerine kosup Sneijder'e hesap sormasi, ya da daha maca gireli 5 dakika olmusken Veysel'in yine hemen her duran topta olan itismeyi buyuterek Bruno Alves'le olayi kavganin esigine getirmesi baska turlu aciklanabilecek seyler degil.
Melo hala Galatasaray'da ilk sezon oynadigi topun mirasini yiyor. Kasitli sert hareketlerinin, edepsizliklerinin biraz goz ardi edilmesini sagladi sampiyonluga sagladigi buyuk katki. Fakat su an oyun gitti, elde sadece kesitli sert hareketler ve edepsizlik kaldi. Bana kalirsa Melo icin bunlar sonun baslangici. Galatasaray taraftarinin oyundan cikarken ayakta alkislamasina takilmamak lazim, skor 1-0 degil de 0-1'ken atilsaydi, o tribunler ne yapardi, bugun neler konusulurdu kestirmek guc degil.
Benzer sekilde Emre de yaptigi 6 aylik Madrid Erasmus'unun ardindan Fenerbahce'ye dondukten sonra dise dokunur herhangi bir katki gosteremedi. Emre'yle baslayan gazete haberlerinin hepsi ya "arka adele" ile devam ediyordu, ya da bir sonraki macta takimini yalniz birakacagindan.
Fenerbahce'de Alper'in yoklugunda merkezdeki ofansif yuku cekmesi beklenen adam Emre'ydi. Form durumlarina bakildiginda Salih'in oynamasi elbette mantikli olandi, fakat buna cesaret edemedigi icin Ersun Yenal'i cok da fazla elestirmem. Ferhat Oztorun'un iyi bir sol bek olamamasinin -diger onlarca sebeple birlikte- birisinin Kadikoy derbisinde gereginden erken ilk 11 cikmasidir bence. Emre - Topal - Meireles uclusu ofansif anlamda yetersiz kaldi, Caner Burak Yilmaz baskisindan dolayi alisildigi kadar ileriye cikmadi, hal boyle olunca da Fenerbahce'nin tek hucum silahi Emenike'nin sisirilen toplarda iki stoperle bogusup duran top ya da iyi ihtimal pozisyon bulmasi ihtimaline kaldi.
Galatasaray'in elinde kalan tek hedef Sampiyonlar Ligi'ne direkt gitmek. Iyi baslayan sezonda once biraz tokezlediler, sonra hoca degisimi ve ozellikle Juventus'u elemeleriyle adeta sahlandilar ve fakat sezon sonuna dogru yine dususe girdiler. Mancini'nin hak etmedigi elestirileri almasi malesef futbolun ve aslinda daha da fazla Turkiye'nin gercegi. "Adam gibi adam Mancini" ile "Mancini hoca degil" arasindaki fark Burak Yilmaz'in altipastan kaciracagi bir gol kadar. Muhtemelen Mancini'nin de sonu ayni kaderi paylastigi Del Bosque, Aragones, Rijkaard, Hiddink'ten cok farkli olmayacak. (Bununla ilgili ayri bir yazi yazmayi planliyorum. Bu kadar adamin Turkiye'de basarili olamamasinin bir sebebi olmali) Bunun gerginligi ile ev sahibi olmanin da avantajiyla maca cok sert basladi Galatasaray. Hakem de macin genelinde "politik olarak dogru" olani yapti. Mevcut baski altinda, TT Arena'da, gectigimiz yillarda yasananlar hala akildayken, hele ki Fenerbahce sampiyonlugu neredeyse garantilemisken "politik olarak dogru" olan Galatasaray'in bu sertliklerine goz yummakti. Oyle de yapti. Bu durum, zaten sinirlenmesi icin cok da fazla tahrige ihtiyac duymayan Emre'nin atilmak icin sert hareketler yapmasina yetti.
10 kisi kaldiktan sonra Fenerbahce cok fazla dagilmadi. 1-2 pozisyon disinda rakibine ciddi pozisyon da vermedi. Burda aslan payini Meireles'e vermek lazim. Yazin oynanacak Dunya Kupasi'nin da motivasyonuyla bir suredir harika oynuyor. 10 kisi kaldiktan sonra Caner de ilk yariya kiyasla daha fazla ileri cikmaya basladi. Biraz kipirdanma olsa da Fenerbahce'nin gol atmasi mucize olurdu. Neredeyse bir tane bile ciddi pozisyon yoktu.
Uzun sure bir kisi eksik oynamis ve golu bulamadikca daha da sinirleri gerilen Fenerbahce'ye karsi Melo'ya macin basindan beri defalarca hak ettigi kirmizi karti gostermek de "politik olarak dogru" olandi. Fenerbahce tarafinin ofkesini belki biraz dindirirdi, dakika ve skor itibariyle Galatasaray taraftarinin zaten umrunda degildi.
Berbat hakem yonetimine ragmen macin olmasi gereken skorla bittigini dusunuyorum. Daha az kotu olan Galatasaray, sik bir golle maci kazandi.
Bir parantez de Drogba icin acmak lazim. 36 yasindaki Drogba Bekir ve Bruno Alves gibi bu ligin ozellikle kuvvet acisindan kaburustu olan iki stoperine karsi 90 dakika boyunca muthis oynadi. Muhtemelen macin en iyisi oydu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder